Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

 

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
Kayseri’de Il Müftüsü Güven’den “kardeşlik” Konferansı
"Aile Okulları" projesi Adıyaman’da
AK Parti’den Kızılcahamam’da Seçim Hazırlığı
Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin yeni başkanı
AK PARTİ PURSAKLAR BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI:MEHMET


MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER - - Adil Haber Yorum
 
MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 26-03-2018 / 13-13

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Haberleri  
 MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER

1- MEDİNE

Arabistan ın batısında, Kızıldenize 130 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yüksekliği 619 m dir. Mekke-i Mükerreme ye uzaklığı hicret yolu üzerinden 418 km dir.

Peygamberimizin Kabr-i Şerifi bulunmaktadır. Mekke nin mübarek bir belde olması için Hz. İbrahim dua etmişti. Medine nin de mübarek bir şehir olması için Peygamberimiz dua etmiştir.

Mekke gibi Medine nin de harem sınırları vardır.

Kur’an-ı Kerimin yarıdan fazlası bu şehirde nazil olmuştur. Medine haremi, Müslüman olmayanlara şehre girme yasağı uygulanır.

Medine harem bölgesi yarı çapı 22 km kadar bir alanı kaplar. Uhud dağının arkasındaki Sevr dağı kuzey sınırdır. Güneyde Air, doğuda Vakım, batıda Vebere hareleri arasında kalan yaklaşık 22 km çapından oluşur. Bu sınırlar işaretlerle belirlenmiştir.

Mekke haremi gibi fıkhi sorumlulukları gerektiren hükümleri mevcut değildir.

Mekke ve Medine ye ikisine birden Harameyn denir.

Uhud Dağı Medineni kuzeyinde yer alır. Tarıma elverişli geniş vadiler, zengin su kaynakları vardır.

Hicretten hemen sonra sokak isimleri yazıldı. Bitişik evler yapıldı. Arazi kadastrolandı, çevre düzenlemeleri yapıldı, şehrin sınırları çizildi. Belirli bir bölge Medine haremi olarak tayin edildi. Zekat verecek olanlar ve verilecek yerler belirlendi.

Hicrette (622) Medine nüfusu yaklaşık 10 bin civarında iken, Peygamberimizin vefatında 30 bine ulaşmıştı. Bu gün nüfusu bir milyon civarındadır. Eski ismi Yesrib olan bu şehrin ismi Peygamberimiz tarafından değiştirildi. Medine-i Münevvere ismi en çok kullanılan isim olmuştur.

At yarışları yapılırdı. Peygamberimiz de hazır bulunurdu. Bunun hatırasına bugün Mescid-i Sebk yapılmıştır. Cennetü-l Baki adıyla şehir plan dahilinde mezarlık yapıldı. Suffe mektebi açıldı. (örgün eğitim). Yaygın eğitim olarak ta Sahabe evlerinde ilim odaları ve ilim mahfilleri açıldı. Bunun için fakihler, Medine halkının uygulamalarına ayrı önem verdiler. Kriter olarak “Amel-i Ehl-i Medine” yi esas almışlardır.

Medine vesikası (Medine de ki kabilelerle yapılan antlaşmalar) yapıldıktan sonra Ensar Muhacir kardeşliği başlamış oldu.

En önemli ziyaret yerleri: Mescid-i Kuba, Mescid-i Kıbleteyn, Mescid-i Fetih, Mescid-i Selman- Mescid-i Cuma- Mescid-i Amberiye (Hamidiye Mescidi) – Uhud Dağı-Okçular tepesi- Cennetü-l Baki-Hendek karargahları mescididir.

Peygamberimiz: “Medine pas atar gibi kötülerini atar, iyilerini tutar” buyurmuştur.

Bir başka hadislerde: “Kimin Medine de ölmeye gücü yeterse ora vefat etsin. Muhakkak ben orada vefat edenlere şefaat edeceğim” buyurmuştur.

 

2-MESCİD-İ NEBİ

Hicrette (622) Peygamberimiz önce Kuba da konakladı. Orada 10 gece kaldı. Kuba mescidi yapıldı. Sonra Medine ye girdi ve Eba Eyyub El Ensari nin evinde 7 ay kaldı. Mescid-i Nebinin yapımı için arsa arandı ve şimdiki yer Sehl ve Süheyl adında iki yetim kardeşin yeriydi. Hurma kuruttukları arsaydı. Peygamberimiz arsayı satın aldı. Onlar hediye vermek istediler, Peygamberimiz kabul etmedi ve 10 dinara satın aldı, ücreti de Hz. Ebu Bekir ödedi. Kıble Beytü-l Makdise müteveccih idi. Tavan yoktu, duvarlar vardı.

İlk yapıldığında 31,5m – 27m idi. Bahçesinde hurmalar vardı. Peygamberimiz kestirdi. Cahiliye döneminin mezarlığı vardı. Adı Garkaf idi. Peygamber efendimizin emriyle kaldırıldı, kemikler nakledildi.

Annelerimizin odaları Ömer b. Abdulaziz zamanında mescide katıldı. Bab-ı Cibril, Cibril kapısı doğu tarafında, yani selamlama kapısı tarafında kalıyor.

Hicretin 6. senesinde mescid, 2025 m2 genişliğe ulaştı. Hicri 1233 yılında (1730-1754) Birinci Sultan Mahmut Kubbe-i Şerifi yaptırdı. 1755 yılında da yeşile boyattı. O günden sonra Kubbe-i Harda ismi ile anılmaya başlandı.

Hadis: “Eğer bu mescid, San’aya uzatılırsa, o benim mescidimdir.”

Hadis: “Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.”

Mescd-i Nebevinin kıblesi, kıble ayeti nazil oluncaya kadar Mescid-i Aksa idi. Minareler ilk defa H.88 yılında (710) Emevi halifesi Velid b. Abdulmelik tarafından dört köşeye yapıldı. Toplam alanı (avlu dahil) 235.000 m2 dir. Bir anda 1 milyon kişi namaz kılabilmektedir. Kapalı alanda 400 bin kişi kılabilecektir. 27 adet hareketli kubbesi vardır. Minare sayısı 10 dur. Uzunlukları 104 m.dir. 334 adet basamaklıdır. Hilal in ağırlığı 4.200 kg. olup 14 ayar altındandır. Türkiye de imal edilmiştir. 91 adet kapısı, 2400 adet penceresi vardır. 140 adeti alt kattadır. 6 adet yürüyen merdiveni vardır.

Mescid-i Nebi soğuk su ile soğutulmaktadır. Bu su, uzunluğu 7,5 km. olan bir tünel yoluyla Mescide ulaşmaktadır. Avizelerin her biri 5m çapında, 2.200 kilo ağırlığında, bronzdan olup 68 adettir. Kamera sayısı 627 dir. Garaj alt katta olup 10 bin kapasitelidir. Mescid-i Nebevi bu güne kadar 10 defa genişletilmiştir. En son genişletme işi Suudi hükümeti zamanında (1984-1994 yıllarında) yapıldı. Minarelerin sayısı 10 a çıkıldı.  2013 yılı itibariyle yeni genişletilme çalışmalarına başlanacağı söylenmektedir.

21 nolu kapının yanında Ha kuyusu vardır. Kuyunun bulunduğu bahçe Hz. Ebu Talha ya aitti. Peygamberimiz zaman zaman gelir, bahçede ki hurmalardan yer, suyundan içerdi. Al-i İmran 92. ayet: “Sevdiğiniz şeyleri Allah uğrunda infak etmezseniz iyiye ermezsiniz” ayeti nazil olunca Ebu Talha Bahçeyi tasadduk etti.

Peygamber Efendimize vahyin en çok geldiği yerlerden biri de Mescid-i Nebevidir. 

 

3-KABR-İ ŞERİF

Eskiden Medine de doğan bebekler 40. gününde Kabr-i şerife getirilir, örtünün altına bırakılır (görevli bırakır), birkaç dakika sonra alırlar, çocuklar ağızlarını bir şey konulmuş gibi şapırdatırlarmış.

Hadis: “Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip olur”

Hadis: “Hac’ dan sonra kim benim kabrimi ziyaret ederse sağlığımda beni ziyaret etmiş gibidir.”

Hadis: “Allahu Teala, bana verilen selamı almam için ruhumu iade eder.” (Ebu Hureyre) Hadis: “Peygamberler mezarlarında diri olup namaz kılarlar”

Kabr-i Şerifi selamladıktan sonra çıkarken hemen sağ taraftaki bölme oda Arif Hikmet

Kütüphanesidir.

Eskiden yatsı namazından sonra vazifeliler dolaşarak içeride kimsenin kalmamasına dikkat ederlerdi. Kapılar kapanınca görevliler topluca Kabr-i Şerifin yanına giderler, selamlamadan sonra ayrılıp Selat-ü Selam getirerek şehri çınlatırlardı. Müezzin sabah gelir, içeriden de görevli nöbetçi kapıyı açardı.

 

4-HÜCRE-İ SAADET

Mescid-i Nebevi yapılırken Peygamber Efendimiz için doğu duvarına bitişik yerde iki adet hücre-i saadet yapıldı. Peygamber Efendimiz sağlığında vefat edinceye kadar kendisine tahsis edilen hücre-i saadetlerin sayısı dokuza ulaşmıştır.

Efendimizin vefatı, Hazret-i Aişe validemizin hücre-i saadetlerinde olmuştur. Hz. Ebu Bekir (Hz. Aişe Validemizin babası) vefat etmeden önce Peygamberimizin yanına defnedilmesini vasiyet etmiş, vasiyeti yerine getirilmiştir. Hücre-i Saadetin içerisinde kalan bir kişilik yeri Hz. Aişe validemiz kendisine ayırmıştı. Hz. Ömer sabah namazında mescidde İbn-i Mülcem tarafından hançerlenince bizzat Hz. Aişe validemizden Resulüllahın yanına kendisinin defnedilmesi için izin istedi. Ve defnedildi.

Hücre-i Saadet, Ömer bin Abdülazizin valiliği zamanında Hazret-i Fatıma validemizin evini içerisine alacak şekilde genişletildi. Ama bu genişletilme üç köşe planında yapıldı.

Hücre-i Sadet bugün olduğu gibi dikdörtgendir. Genişletilmeler sağdan, soldan ve arkadan yapılmaktadır.        

 

5-RAVZA-İ MUTAHHARA

Peygamberimizin kabr-i şerifleri ile minberi arasında bulunan mübarek yerdir. Bu mekanın cennet bahçelerinden bir bahçe olduğunu Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır. Ravza takriben 15m uzunluğunda, 22m genişliğinde, toplam 330 m2 civarındadır.

 

 

6-RAVZANIN SÜTUNLARI

Peygamberimiz zamanında Mescid-i Nebinin 8 sütunu vardı.

a-Mehlike sütunu. Peygamberimizin, yanında devamlı namaz kıldığı sütundur. Daha sonra dayanarak hutbe okuduğu hurma ağacıda bu sütuna bitişikti.

b-Aişe (ra) sütunu. Peygamberimiz Hz. Aişe validemize ona mahsus olarak bu sütunun yanında namaz kılmasını tavsiye etmiştir. Beyaz mermerli, yerden üç metre yükseklikte, yuvarlak çerçeveli, ismi üzerinde yazılıdır. Kıble değiştirildikten sonra Peygamberimiz 10 gün kadar burada namaz kıldırıp hutbe okumuştur. Peygamber Efendimiz: “Mescidimde bir yer vardır. İnsanlar bilseler ancak kur’ a atarak orada namaz kılarlar.” buyurmuştur. Hazret-i Aişe validemiz bunun bu direk olduğuna işaret etmiştir. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer, bu sütunun yanında namaz kılmayı alışkanlık yaptılar. Bu sütuna aynı zaman da muhacir sütunu da deniliyor.

Hicret eden muhacirler bu sütunun yanında devamlı oturduklarından ve konuştuklarından bu ismi oradan almıştır.

c-Tövbe ya da Ebu Lübabe Sütunu. Cebrail as makamı olarak ta isimlendirilir. Önemli bir açıklaması vardır. Ebu Lübabe Ensar dan olup Evs kabilesindendir. Beni Kurayza savaşında Yahudilere, teslim oldukları takdirde (kendi boynunu göstererek) öldürüleceklerini işaret etti. Bu, Peygamberimizden izinsiz olan durumdu. Pişman oldu. Kendini mescitte bu direğin bulunduğu yerde bağlatıp, tövbesi kabul edilmeden çözülmeyeceğine dair yemin etti. Peygamberimiz bu hali öğrenince: “Eğer bana gemiş olsaydı, kendisi için istiğfar ederdim. Madem ki böyle yapmıştır, Allahın katında tövbesi kabul edilmedikçe serbest bırakmam” buyurdu. Ebu Lübabe hazretleri direğe bağlı 15 gün kaldı. İhtiyaçları olduğunda, namaz vakitlerinde çözdürüyor, sonra tekrar bağlatıyordu. Nihayet affına dair müjde geldi, Resulüllah Efendimiz de mübarek elleriyle iplerini çözdü. Peygamberimiz nafile namazlarını bu sütunun yanında kılardı. Sabah namazından sonra sırtını ona dayayarak ashabı ile konuşur, yeni nazil olan ayetleri onlara açıklardı. Peygamberimiz itikafa girdiği zamanlar da yatağını bu direğinin yanına sererdi. Teheccüt namazlarını yine bu direğin yanında kılardı. İtikafta da bulundukları olmuştur. Hz. Aişe sütununun doğusuna düşmektedir.

d-Serir Sütunu. Mescit genişletildikten sonra Peygamberimizin hutbe okuduğu hurma kütüğü bu sütuna dayandırılıyordu. Daha önceden tövbe sütununa dayalı idi. Peygamber Efendimiz itikaf için yatağını bu direğin bulunduğu yere koyardı.

e-Muharres sütunu. Ali sütunu diye de zikredilir. Hz. Ali bunun yanında namaz kılıp oturduğundan dolayı Hz. Ali direği de denilmiştir. Resulüllahı düşmanlardan korumak maksadı ile nöbetçilerin beklediği direktir.

f-Vüfut sütunu. Peygamberimiz arap kabilelerinin elçilerini bu yerde kabul ettiği için bu isimle zikredilir. Daha sonraları Ashabın büyükleri de bu yerde toplanmayı adet haline getirmeye başladılar. Peygamber Efendimizin Hücre-i saadetlerinden çıktıkları kapının karşısına düşmektedir.

g-Murabba-i Kabr sütunu. Hz. Fatımanın odasına yakın idi. Peygamberimiz sabahları buraya gelir, yüksek sesle ayetler okuyarak kızına, hz. Hasan ve hz. Hüseyin i uyandırırdı…Bu sütun şimdi Peygamberimizin kabrinin olduğu yerin içinde kaldığı için ziyaret etmek mümkün değildir…NOT: 1481 de çıkan yangında eski sütunlar kısmen yandı. Yerine yenileri konmuş, üzerlerine de Sultan 3. Selimin emriyle isimleri yazdırılmıştır.  

h-Haris sütun direği. Mescidin doğu tarafında, Peygamber Efendimizin girip çıktığı kapının sağında ve solunda bulunmaktadır. Yuvarlak çerçeveli yazı içinde yeri belirtilmiştir. Bu sütunlar aynı zamanda Peygamberimizi bekleyen bekçilerin yeridir. Maide suresi 67. ayet: “Allah seni insanlardan korur” ayeti nazil olunca burada nöbet bekleyen bekçiler bu vazifeyi bıraktılar.

 

7-MESCİD-İ NEBİDE Kİ MİHRAPLAR

Günümüzde Mescid-i Nebi de altı mihrap vardır.

            a-Mihrabü’n Nebi: Peygamber Efendimizin mihrabıdır. Ömer bin Abdülazizin Medine valiliği esnasında Mescid-i Nebiyi imar ederken Peygamberimiz namaza durduğu yere bir mihrap ilave ettirmiş, bu mihrap Peygamberimizin mihrabı diye meşhur olmuştur. Üstü altın tezyinatlı bir kubbe ile örtülen mihrap 1984 te tamamen yenilenmiştir.

            b-Hazret-i Osman Mihrabı: Mecidin en önünde bulunan bu mihrap, kıble duvarına bitişiktir. Ömer bin Abdülaziz, Hazret-i Osmanın mescidi genişletmesinden sonra halka namaz kıldırdığı yere bu mihrabı kumuştur.

            c-Teheccüt Mihrabı: Peygamber Efendimizin gece namazını (teheccüd) kıldığı bu yer Hücre-i Saadetin kuzey duvarına bitişiktir. Sultan Abdülmecit döneminde mihrap yenilenmiştir. Üzerinde altın süslemeler ve teheccüt ayetleri bulunmakadır.

            d-Hazret-i Fatımatü’z-Zehra Mihrabı: Kabr-i Şerifi de içine alan evin de içinde bulunan bölmedir.

            e-Hanefi mihrabı: Batıda ki Minber-i Şerifin hizasında üçüncü sütunun yanında ki bu mihrap, Doğan Şeyh tarafından 1455 yıllarına yaptırıldı, Hanefi bir imam tayin edildi. Daha sonraları Kanuni Sultan Süleyman siyah beyaz çinilerle kaplatıp süsledi. Sonraları da Süleymani Mihrap diye onun ismiyle anıldı.

            f-Suudi Mihrabı: Bugünkü mihraptır. Mescidi-i Nebinin imamının durduğu mihraptır. Hem Kabr-i Şerifin önünde, hem de bütün mihrapların ilerisindedir. Babü’s-Selam (Selamlama kapısı) dan girildiğinde 35-40m giderseniz sağda İmamın mihrabı, az ileride solda da Kabr-i Şerifi göreceksiniz. Ecdadımız Peygamber Efendimizin kabr-i şerifine saygısından dolayı mihrabını öne geçirmemiştir.    

Hz. Osman zamanında yapılan mihraptır. Aynı zamanda şu anda imamın namaz kıldırdığı yerdir. Hutbe verilen minberin sağ tarafında kalan mihraptır. Bu ise 908 hicri yılında Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selimin oğlu Kanuni Sultan Süleyman ın yaptırdığı mihraptır.

 

8-ASHAB-I SUFFE

            Kıble henüz Mescid-i Aksa iken Mescid-i Nebevi nin kuzey tarafına, hurma dallarıyla sundurma, gölgelik yapılmış, buraya suffa denilmişti. Burada kalan sahabelere de Ashab-ı Suffe ismi verildi.

            Ashabı-ı Suffe varlıklı değildi. Bekarlardan oluşuyordu. İslamın ilk üniversitesi sayılırdı. İaşelerini Peygamber Efendimiz karşılıyordu. Kalmaları gereken süre tamamlandıktan sonra Peygamber Efendimiz tarafından dünyanın dört bir yanına İslam Dinini anlatmak için gönderilirlerdi. Sayıları 400-500 arasında değişiyordu. Evlenenler çıkarılıyor, yerlerine bekar olanlar alınıyordu. Aralarında tanınmış en meşhuru Ebu Hureyre’ dir.   

 

9-MİNBER-İ ŞERİF

Mescid-i Nebevi ilk yapıldığında Peygamber Efendimiz bir hurma kütüğüne dayanarak ashabına hutbe irad ediyordu. Hicretin 7. Yılında (628) ılgın ağacında üç basamaklı bir minber yapılmıştı. 629 yılında da ikinci minber yapıldı. Namız kılınan yerin batı tarafına taşındı.

 

Peygamber Efendimizden sonra Hulafe-i Raşidin (Halifeler) Allahın Resulüne hürmeten minberin son üçüncü basamağına oturmamışlardır. Emeviler devrinde minbere altı basamak ilave etmişlerdir. Memlük sultanı Kayıtbayın 1483 te gönderdiği mermerden minber, Kuba mescidine nakledilerek yerine 1590 da Osmanlı Sultanı Üçüncü Murad tarafından hediye edilen mermer minber konulmuştur. Üzerinde altın işlemeli kubbenin yer aldığı, yaklaşık 7 m yüksekliğindeki bu minber, halen Peygamber Efendimizin mihrabının sağında ve minberinin yerinde durmaktadır.


MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER : Google'da Ara
MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
       

  MEDİNEDE’Kİ ZİYARETLER


         1- MEDİNE Arabistan ın batısında, Kızıldenize 130 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yüksekliği 619 m dir. Mekke-i Mükerreme ye uzaklığı hicret yolu üz

  MEDİNE DE ZİYARET YERLER


           MESCİD-İ KUBA Rasulullah (sav) Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicretleri esnasında Medine’ye yaya bir saatlik mesafede bulunan Kuba’d

 
 
TÜM YAZARLAR



           ANKET
24 haziran seçimlerinde oyunuzu kime vereceksiniz?
% 29 √ Toplam : 9 - CUHUR İTTİFAKİ
% 41 √ Toplam : 13 - MİLLET İTTİFAKI
% 19 √ Toplam : 6 - HDP
% 13 √ Toplam : 4 - HİÇ BİRİ
   

           EN SON EKLENEN VİDEOLAR
  EN SON EKLENEN VİDEOLAR
 
 
 



RSS © 2010 Adil Haber Yorum Türkiye'nin Haber Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim  
rapid.web.tr || Coder / Dizayner
info@rapid.web.tr