Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

 

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
AK PARTİ PURSAKLAR BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI:MEHMET
TKİ-TTK Maden Ruhsatları Devri İmza Töreni
THY’den ’indirim’ açıklaması! Resmen duyurdular
Liyakat ve Ehliyet Ne ki?
CAMİLER ve DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI PENDİK’TE


HACDA YAPILAN HATALAR - İNANÇ TURİZM - Adil Haber Yorum
 
HACDA YAPILAN HATALAR
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 02-10-2016 / 23-04

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Inancturizm Haberleri  
HACDA YAPILAN HATALAR

ÖNSÖZ

Hac, Müslüman erkek ve kadınların bir ömür boyu belki de bir kez yapılabildikleri bir ibadettir. Onun için biz bu ibadet eksik ve yanlışlardan uzak bir şekilde ifâ edilmesi gerekir. Hac ibadetinin sakat hale getirilmesine gönlümüz razı olmadığı için, hacda yapılan bütün hataları gözlemledik ve siz okuyucularımıza aktarmaya çalıştık.

Hissettiklerimizi, gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı fıkıh süzgecinden geçirerek kaleme aldık. Kolay olmadı. Haddinden fazla zorlandık. Fakat işin ucunda dava ve bu davaya sahip çıkanlara Allah Teâlâ’nın mükafatı vardı. Allah Teâlâ’nın rızasına nail olma arzusu ne sınır tanır, ne de zorluk.

“Bu anlattıklarınızdan dolayı bazı Müslümanlar hac ibadetini yerine getirmekten imtina ederler” denildi. Onlara göre bu yazılar caydırıcı rolü oynayabilirdi. Müslümanların ibadetleri huşu içerisinde, hata ve yanlışsız yapmaları için yapılan hataları saymak tam tersi olması gerekir diye düşünüyoruz. Yani herkes bilerek, hatalardan uzak olarak ibadetlerini yaparsa, bu daha iyidir.

Gönül ister ki, bunları iki milyar Müslüman’a anlatabileyim. Herkes ibadetlerini eksiksiz ve hatasız yapsın.

Yazdıklarımızı, yapanlara kızarak değil, sizlerin de aynı hatalara düşmemeniz gerektiğini düşünerek okuyunuz.

Bu kitapçığımızın da bütün insanlığa hayırlı olmasını diliyoruz.

Gayret bizden, yardım ve hidayet yalnız Allah Teâlâ’dandır.

MUHAMMED MÜCAHİD

 

HAC’DA YAPILAN HATALAR

Hacda yapılan hatalar ismini taşıyan bu çalışmamızı siz Müslüman kardeş ve bacılarımızın daha rahat, daha bir istek ve tam olarak hac ibadetini yerine getirmesine katkıda bulunmak için kaleme aldık. Daha yola çıktığımız anda başlayarak, tekrar vasıtalarımıza binerek Mukaddes Topraklardan atıldığımız ana kadar yapılan bir yığın hata var. Bunların bazıları bilmeyerek, bazıları unutarak, bazıları da bilerek kasten yapılan hatalardır.

Kitapçığı okuyunca göreceksiniz! Hatalardan bazıları ibadetimizi günaha bile çevirecek çirkinliktedir. Halbuki biz, ibadet niyeti ile Haremeyn’e gidiyoruz. Günah kazanmaya, Müslümanlara zulmetmeye gitmiyoruz. Asî olmaya, Müslümanlara eziyet etmeye gitmiyoruz.

Bu hataları anlatmaya başlamadan önce, müsaade ederseniz, önce bu eserin serüveninden bahsedelim.

Günah Kazanmadan Haccetmek

Bu yıl sayıları milyonlarla ifade edilen Müslümanlarla beraber hac yaptık. Dünyanın her bir yanından akın akın Mekke’ye gelen beyaz, sarı ve siyah ırktan ve de yüzlerce milletten Mü’minler vardı. Hep bir ağızdan yükselen “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk…” nidaları yer ve gök arasında gidip geldi.

Harameyn bizi büyüledi. Oralardan ayrılmak istemedik. Fakat “Yıkılası viranede evlad-u iyal var”dı. Sonunda dönüp dolaşıp buralara geldik.

Günler gelip geçiyor, fakat ben hâlâ oralardayım. Kâh Mekke’de, kâh Medine’de buluyorum kendimi. Geceleri uyandığım zaman, Mekke, yada Medine’de olup olmadığımı iyice anlamadan tekrar uykuya dalamıyorum. Hasreti ilmek ilmek ruhumda örüyorum. Gurbetin çekilmesi zor yalnızlığı yükleniyor omuzlarıma.

Ve ben, bir kez daha çağrılacak mıyım diye yollara bakıp duruyorum. Kabe yollarına…

Bunlar aynanın bir yüzünde olanlar. Bir de ikinci yüzü var… İnsanların bilgisizlik, cehalet ve vurdum duymazlıkları nedeniyle meydana gelen olumsuzluklar… Daha doğrusu hatalar.

Hac boyu benim kafam hacda yapılan hatalarla da meşguldü. Bazen bir köşeye çekiliyor ve saatlerce düşünüyordum. Daha önceleri duyduğum, bildiğim hataları yerinde görmüş olmam, benim üzüntümü ve sorumluluğumu daha da artırdı.

Bu yapılan hatalara bazen kızdım, bazen de acı acı güldüm. Zalim, kafir, münafık, tağut ve fasık idarecilerin açık ve gizli zulümleri altında hürriyetlerini, cesaretlerini, kabiliyetlerini kaybeden, haklarını aramaya bile cesaretleri kalmayan, kara cahil bırakılan bu devrin Müslümanlarından bundan fazlasını bekleyemeyeceğimi bildiğim için acı acı güldüm.

Hacda yapılan hatalardan dolayı haccımın kabul olmadığını düşündüğüm anlar az değildir. Hac farizasını tekrarlamam gerektiği düşüncesini bile taşıyorum.

Açıkçası, hacca gidip de günah kazanmadan geri dönebilmek büyük bir başarıdır. İster istemez kendinizi hataların, yanlışların, uygunsuz hareketlerin, haramların içerisinde buluyorsunuz. İstemeseniz, direnseniz bile, birileri sizi hatalar ve günahlar kazanına doğru itiyor. Yani, yaşadığımız bölgelerde yaptığımız hataları, kötülükleri o mübarek beldelere de taşıyoruz.

Orası bir deniz ve siz bu denize balıklamasına dalıyorsunuz. Yüzme bilmediğiniz için de boğulup gidiyorsunuz. Ben bu denizde boğulanlardan biriyim. Hatalar düzeltilmediği müddetçe de bu boğulma devam edecektir.

Haccın hatalarını kaleme almayı planlarken, Medine’de bulunan bir Kitapçıda “Hac Ve Umre Yapanlara Risaleler”(1) isimli bir kitap buldum. Yazarı Dr. Yahya b. İbrahim El-Yahya. Hacda yapılan hatalara değinen Dr. Yahya, nedense Mescid-i Haram’da yapılan ve kabulü mümkün olmayan hatalarla, Mina’da yapılan ve insanların ölümüne bile sebep olan fahiş hataların yanından hiç mi hiç geçmemiş. Suud idaresinin alması gereken tedbirlere ise hiç değinmemiş.

Biz, diğer hataların yanında ağırlıklı olarak Mescid-i Haram’da ve Mina’da yapılan hataları da açıklamaya çalışacağız. Burada Dr. Yahya’dan da el verdiği kadar faydalanacağımızı da belirtmiş olayım.

Hacıların bilerek, bilmeyerek, dikkat etmeyerek, ya da küçümseyerek yaptıkları hatalardan bazılarını sizlere aktarmak istiyorum:

1) İHRAMDA YAPILAN HATALAR

1.   Mikatta ihrama girmeyerek Mikat yerini ihramsız geçmek.

2.   Bazı insanların terlik giymenin, o terliklerle birlikte ihrama girilmedikçe caiz olmadığına inanmaları.

3.   Mecbur olmadıkça topukları ve üstü tamamen kapalı ayakkabılar giymek. Mecburiyet ancak uygun bir ayakkabının bulunamaması veya alacak güce sahip olamamak olabilir.

4.   Bazı hacıların ihram elbisesini değiştirmenin caiz olmadığına inanmaları.

5.   İhrama girerken sağ omuzu açığa çıkarıp ridânın (ihramın üst kısmı) ucunu sol omuzun üzerine koymak.

6.   İhramın üst kısmı olan ridâyı boyundan aşağı doğru sallayarak omuzlarının ve vücudun büyük bir kısmının açıkta kalmasına sebep olmak.

2) İKATTAN MESCİD-İ HARAM’A GİDERKEN YAPILAN HATALAR

1.   Hacılardan çoğunun telbiye getirmemesi ve konuşma ile meşgul olmaları.

2.   Bundan da tehlikelisi, müzik dinlemek gibi vakitlerini haram işleyerek geçirmeleri.

3) MESCİD-İ HARAM’A GİRERKEN YAPILAN HATALAR

1.   Mescid-i Haram’a giriş için belirli bir kapı tayin etmeyi vacip saymak. Bazı kapılardan giriş yapmanın efdal oluşu, Müslümanlara eziyet ederek o kapılardan girmemizi gerektirmez.

2.   Mescid-i Haram’a girişte özel olarak belirlenmiş dualar okumak. Mescid-i Haram’a giriş için özel bir dua yoktur. Rasulullah (s.a.v.)’den bütün mescidlere giriş için sadece bir dua varid olmuştur. O mescidlerden biri de Mescid-i Haram’dır. Dua şu mealdedir.

“Allah’ın adıyla. Salat ve selam Allah Rasulü’nün üzerine olsun. Allah’ım! Günahlarımı affet ve bana rahmetinin kapılarını aç.”(2)

Yazılan kitaplarda haccın her rüknü için var olan dualar tavsiyedir diyor, hacının istediği duaları yapmakta serbest olduğunu söylüyoruz.

4) KABE’DE YAPILAN HATALAR

A) NAMAZDA YAPILAN HATALAR

1.   Namazda saf tutma nizamına uyulmaması, kadın ve erkeklerin karışık namaz kılmaları.

“Cemaat, muhtelif zümrelerden ibaret olunca, imamın arkasında evvela erkekler, sonra çocuklar sonra da kadınlar saf bağlarlar. Bu tertibe erkekler ile erkekler çocukların riayetleri sünnettir, erkekler ile kadınların riayetleri ise farzdır.

Binaenaleyh bir kadın veya müştehat olan bir kız çocuğu bir erkeğin önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak olsa erkeğin namazı fâsit olur”(3)

2.   Kadınların, erkeklerle birlikte namaz kılmaları halinde günah kazanmaları.

“Erkeklerin namazlarını böyle fesada uğratan, huzurlarını ihlal eden kadınlar ise, şüphe yok ki bundan dolayı günahkâr olmuşlardır. Hak Teâlâ’nın azabına layık bulunmuş olacaklardır.”(4)

3.   Namazda zinaya sebebiyet verilmesi.

Karışık olarak namaz kılarken, insan kendisini tam bir zina ortamında buluyor. Ben kendimi sonsuz derecede huzursuz hissediyorum. Bunun kalp temizliği yada kalp kötülüğü ile bir ilgisi yok. Bunu dile getirdiğim bir ortamda beni ayıplayanlara şu soruları yöneltiyorum:

- Namaza durduğunuz zaman yanınızdaki kadınla omuz başınızdan diz kapağınıza kadar birbirinize yapışık hale geliyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

Bu olay bir namaz vakti ben daha başlama tekbirini almadan başıma geldi. Yanıma gelen ve vücudunu bana yapıştıran bir kadını ikaz edip yanımdan uyaklaştırdım. Kadın “ben sana ne yaptım ki” der gibi aval aval yüzüme bakıyordu.

- Secdeye varırken el yada kafanızla kadınların ayaklarına dokunmaya bazen engel olamıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

- Bazı kadınlar tesettüre tam riayet etmedikleri için ayaklarını çıplak bırakıyorlar. Bir namaz boyu onları seyre mecbur kalıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

- Namazın her safhasında ister istemez vücudunuzun bir çok organıyla kadına dokunmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

- Rükua varırken önünüzdeki kadının en ince hatları ile beliren vücuduna defalarca ve dakikalarca bakmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

- Secdeye varmış olan kadının iç elbiseleri ve mahrem yerleri en ince noktalarına kadar gözlerinizin önüne seriliyor. Bu bir zina değil mi?

Benimle beraber hacda olan eşim, böyle bir olaya şahid olduğunu ve o kadının yerine kendisinin utandığını yüzü kızararak anlattı.

- Secdeden doğrulurken kafanızla kadının arkasının birbirine değmesine bazen engel olamıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

- Yine secdeden doğrulurken kadının entarisi kafanıza takılmak suretiyle her yanı açılmış ve kendinizi onun mahrem yerlerini seyreder buluyorsunuz. Bu bir zina değil mi?

B) TAVAFDA YAPILAN HATALAR

1. Kadınların erkeklerle karışık olarak tavaf etmeleri.

İbnu Cüreyc anlatıyor: “Atâ, bana İbnu Hişam’ın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki: “O bunu nasıl yasaklar, Rasulullah (s.a.v.)’in zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!” Ben Atâ’ya sordum:

“Onların hacları örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?”

“(Evet kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şâhid oldum!” diye cevap verdi. Ben tekrar sordum:

“Pekala erkeklere nasıl karışırlardı?” Şu cevabı verdi.

Erkeklere karışmazlardı, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı.” Hatta bir kadın kendisine: “Ey mü’minlerin annesi yürü (Haceru’l-Esved’e elimizle değerek) istilâm edelim!” demişti de Hz. Aişe ona:

“Sen dilediğin şekilde git” deyip kendisi gitmekten imtina etmişti. Onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlardı, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı).

[Beytullah’a girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi.]”(5)

“Günümüzde maddî imkanların ve ulaşım vasıtalarının artmasıyla milyonu taşan hacı kafilesinin, tavaf esnasında nefesleri keser derecede meydana getirdiği izdiham ve sıkışıklık, her hacıya, kadın ve erkeklerin ayrı ayrı tavaf yapmalarını ve hatta şeytan taşlamalarını sağlayacak bir formül bulunamaz mı? sorusunu sordurmaktadır. Daha ashab devrinde duyulan bu ihtiyaç, gittikçe bir zaruret halini almaktadır. Meselenin üzerine ciddiyetle gidildiği takdirde bir çözüm bulunabileceği ümidindeyiz.”

“Hadis, kadınların tavafta kendilerini belli etmeyecek bir kıyafete bürünmelerinin, geceleri tavafı tercih etmelerinin, erkeklerden ayrı ve onların arkasından tavaf yapmalarının efdal olacağını göstermektedir.”(6)

2.   Tavaf ederken el, göz, vs. zinalarına sebebiyet verilmesi.

Kabe’de namaz kılarken işlenen zinaların hemen hemen tamamı tavafda da vukû bulmaktadır. Kadınların dokunulmadık yerleri kalmamaktadır. İzdiham anlarında erkek ve kadınların vücutları o kadar uygunsuz bir biçimde birbirlerine yapışıyor ki, bunun izahını yapmak asla kolay değildir. Açıkçası, Kabe’de zina suçu işlenmektedir.

3.   Tavafda insanları itmek, sıkıştırmak, yol açmak için dirsekleri ile iterek acı vermek. Bu gibi uygunsuz hareketler neticesinde meydana gelen büyük izdihamlar, bazen hacıların elbiselerinin düşmelerine yırtılmalarına ve avret mahallerinin açılmasına sebep olurken, bazen de düşmelere ve ezilme tehlikesine sebep olmaktadır.

4.   Tavafa Haceru’l Esved’in hizasından başlamamak.

5.   Haceru’ Esved ve Ruknu’l Yemani’nin yanında birbirlerini iterek izdihama yol açmak.

6.   Tavafın sahih olması için Haceru’l Esved’i öpmenin şart olduğu inancı.

7.   Ruknu’l Yemani’yi öpmek.

8.   Kabe’nin duvarlarını, örtüsünü, Makam-ı İbrahim’i, Hicri, Mescidin direklerini öpmek. Bunlar ve bu gibi hatalar şirktir. Allah’a ortak koşma, yani Allah’dan başka ilâhlar edinme işini Kabe’de gerçekleştirme şüphesini doğuruyor.

9.   Şavtların hepsinde reml yapmak. Sünnet olan ise sadece erkeklerin ilk üç şavtta reml yapmasıdır.

10. Her şavt için belirli bir dua tahsis etmek. Kişi istediği duayı okuyabilir.

11. Tavafta Hicr’den geçmek. Bu tavafı bozar. Çünkü Hicr Kabe’dendir.

12. Kabe’yi sol tarafına almaya dikkat etmemek. Kadınlarını tutarak arkadaşlarıyla beraber onların etrafını çeviren ve Kabe’yi sağına, önüne veya arkasına almak zorunda kalan kişi gibi. Böyle yapanın tavafı sahih olmayabilir. Kabe’nin tavaf yapanın solunda olması, tavafın sahih olması için gerekli şartlardandır.

13. Kabe’nin bütün köşelerini el ile selamlamak.

14. Dua yaparken sesin yükseltilmesi. Bu huşuyu giderir. Beyt’in heybetini azaltır ve tavaf edenleri rahatsız eder. İbadetlerinde insanları rahatsız etmek yasaklanmış bir olaydır.

15. İki rekat tavaf namazının mutlaka Makam-ı İbrahim’in yakınında kılınmasının gerektiği zannı. Böyle zanneden kişiler, orada namaza durmaları anında diğer insanları sıkıştırır ve izdihama sebep olurlar. Meydana gelen büyük sıkıntıdan dolayı bu kişiler sevap yerine günah kazanırlar.

16. İki rekat tavaf namazını uzatmak. Bu sünnete muhaliftir. Rasulullah (s.a.v.) bu namazı kısa tutardı. Namazı uzatan kişi, bu davranışı ile tavaf edenlere eziyet eder ve o mekanda namaz kılmaya hakkı olanları bundan alıkoyar.

17.  Makam-ı İbrahim için dua tahsisi. Bu bid’at dua cemaatle yapılınca daha da ziyadeleşir.

5) SA’Y’DA YAPILAN HATALAR

1.   Safâ ve Merve arasını aynı yürüyüşle yürüyerek iki işaret arasında koşmayı (hervele) terk etmek. Hervele sadece erkekler içindir. Kadınlar ise başından sonuna kadar normal bir şekilde yürürler.

2.   Bunun aksine sa’yın tamamını koşarak tamamlamak. Bu da bir takım yanlışlıklara sebep olur. Birincisi sünnete muhalefet, ikincisi ise böyle yapanın kendisini yorması, üçüncüsü de başkalarını sıkıştırarak meşakkat vermesidir. Ayrıca insanlardan bazıları bunu, ibadeti çabuk bitirebilmek için yaparlar. Bu öncekinden daha kötüdür, ibadetten sıkıntı duymayı gerektirir ve büyük bir hatadır. Asıl olan huşu, sevinç ve huzur içerisinde ibadetin eda edilmesidir.

3.   Her şavt için belirli bir duanın tahsis edilmesi. Kişi istediği her duayı okuyabilir.

4.   Sa’y’a Merve’den başlamak.

5.   Safa’dan Safa’ya bir şavt kabul edip, on dört şavtla sa’y yapmak.

6.   Hac ve umre ibadetlerinin dışında sa’y yapmak. Bazı insanların, sa’y ile nafile ibadet yaptıklarına ve sa’yın tavaf gibi olduğuna inanmaları.

7.   Safa ve Merve tepelerini dua etmek veya oturmak suretiyle işgal ederek sa’y yapanlara engel teşkil ermek. İzdihama sebep olmak.

8.   İnsanları sıkıştırma, yol açmak için itmek, gibi nahoş davranışlarla insanlara sıkıntı, acı vermek, düşmelerine hatta ezilme tehlikesi geçirmelerine sebep olmak.

Bu nahoş durum ile  sa’y yaparken sık sık karşılaşmaktayız. Daha vahimi, Müslümanları hac ibadetinin hazzından uzak tutma gibi suç islenmektedir bu çirkin hareketlerle.

6) SAÇI TRAŞ ETMEDE YAPILAN HATALAR

1.   Başın (saçın) bir kısmını kazıtmak

2.   Başın bir yönünden saçın birazcık kısaltılması. Bu “… başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak …(7) ayetine muhaliftir.

3.   Umrede (ihramdan çıkarken), elbisesini giydikten sonra saçı kısaltmak veya kazıtmak.

7) TERVİYE GÜNÜ (ZİLHİCCE’NİN SEKİZİNCİ GÜNÜ) YAPILAN HATALAR

1.   İhrama girerken iki rekat namaz kılmanın vacip olduğu ve yeni bir ihram elbisesi ile ihrama girmek gerektiği inancı.

2.   Sağ omuzu açığa çıkarıp ridânın (ihramın üst kısmı) ucunu sol omuzun üzerine koymak.

3.   Umre için ihrama girilen elbisesi ile (hac için) ihrama girmenin doğru olmayacağı inancı.

4.   Mina’ya giderken telbiyeyi yüksek sesle söylemeyi terk etmek.

5.   Mina’da gecelemeyip doğruca Arafat’a gitmek.

6.   Mina’da namazları cem ederek kılmak.

7.   Mina’da (taksir yapmaksızın) namazları tam kılmak.

8) ARAFAT’A GİDERKEN VE VAKFEDE YAPILAN HATALAR

1.   Arafat’a giderken telbiyeyi yüksek sesle söylemeyi terk etmek.

2.   Güneşin zevalinden sonra Arafat’ın dışında vakfe yapmak.

3.   Vakfede Kıble’ye değil, dağa (Cebelu’r-Rahme’ye) yönelmek.

4.   Dağın yanında durmak gerektiği zannı.

5.   Arafat’taki ağaçların kesilmesinin caiz olmadığı zannı.

6.   Dağın (Cebelu’r-Rahme) özel bir kudsiyeti olduğu inancı.

7.   Zorluğuna rağmen, namazın Arafat’taki Mescid de imam ile birlikte kılınması gerektiği zannı.

8.   Güneş batmadan önce Arafat’tan ayrılmak.

9.   Vaktin faydasız şeylerle geçirilmesi. Fotoğraf çekmek, şarkı ve müzik gibi haram şeyleri dinlemek, çirkin sözler konuşmak, insanlara eziyet etmek ve benzeri haram olan işlerle vakit geçirilirse günahı daha da artar.

9) MÜZDELİFE’YE GİDERKEN VE MÜZDELİFE’DE YAPILAN HATALAR

1.   Aşırı hız.

2.   Müzdelife’ye varmadan önce konaklamak.

3.   Akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife’ye varmadan önce yolda kılmak.

4.   Akşam ve yatsı namazının Müzdelife’ye ulaşamama gerekçesi ile vaktinin dışında kılınması. Bazı hacıları taşıyan arabalar geç kalıyorlar. Gece yarısından sonraya veya fecre yakın bir vakte kadar Müzdelife’ye ulaşamıyorlar. Hacılar, Müzdelife’ye varıncaya kadar namazlarını geciktiriyorlar. Bu büyük bir hatadır.

5.   Sabah namazını vaktinden önce kılmak.

6.   Müzdelife’den gece ayrılmak ve orada gecelememek. Birçok hacı kafilesinin vakfe zamanı bitmeden Müzdelife’yi terk ederek Mina’ya geçtiklerine şahid oluyoruz.

7.   Müzdelife’de geceyi dedikodularla veya haram işlerle uyanık olarak geçirmek.

8.   Müzdelife’de güneşin doğuşuna kadar kalmak.

9.   Cemreleri taşlamada kullanılacak taşların Müzdelife’den toplanmasının vacip olduğuna inanmak.

10) CEMRELERİN TAŞLANMASINDA YAPILAN HATALAR

1.   Meydana getirilen izdiham ve bunun neticesinde sıkıntı, acı, yaralanma ve ölüme sebebiyet verilmesi. İbadetini yerine getirip sevap kazanmış olmayı umarken, hacının Müslüman katili olarak Allah Teâlâ’nın huzuruna çıkacak olması ne acı bir durum?

2.   Taşların yıkanması ya da koku sürülmesi.

3.   Bu cemrelerin şeytanlar olduğu zannı. Ve bu zan sonucu şu yanlışlıklar hasıl olur:

a)  Şüphesiz ki bu zan hatadır. Biz; cemreleri Allah’ı zikretmek ve Allah Azze ve Celle’ye kulluk görevini yerine getirmek için taşlarız.

b)  Cemrelerin şeytan olduğunu düşünen insan cemrelere hışım, öfke ve kuvvetle gelir. Onu insanlara eziyet eder, öfkeli bir deve gibi öne atılır bir halde bulursunuz. Bu da bir yığın tehlikeyi beraberinde getirir.

c)   İnsan bu taşlama ile Allah Teâlâ’ya kulluk ettiğini hatırlamaz. Onu bu zanna binaen meşru ibadetin yerine meşru olmayanını yaparken görürsünüz. Büyük taşları, odun ve terlikleri, hatta eline ne geçirirse şeytan zannettiği cemreye atar.

4.   Taşların mutlaka direğe isabet etmesi gerektiği zannı.

5.   Gücü yettiği halde taşlama için vekil tayin etmek.

6.   Müzdelife’den toplanan taşlar ile taşlanmaması halinde taşlamanın caiz olmayacağı zannı.

7.   Cemreler arasındaki tertibi gözetmeksizin veya usulüne aykırı olarak taşlama yapmak.

8.   Remy (taşlama) vaktinden önce taş atmak.

9.   Taşlamaları geceye bırakmak.

10.  Yedi taştan az taşla taşlama yapmak.

11. Birinci (küçük cemre) ve ikinci (orta cemre) cemrelerden sonra dua için durmayı ve duayı terk etmek. Bu çok sık yapılmaktadır. Yani Müslümanlar taşlamalardan sonra duaları terk etmektedirler.

12.  Gerek taş adedinde, gerekse taşlama sayısında meşru olandan fazla taşlama yapmak.

11) MİNA’DA YAPILAN HATALAR

A) KURBAN KONUSUNDA YAPILAN HATALAR

1.   Kurbanın kesilmemesi. Bazı hac organizatörleri hacılardan vekalet aldıkları halde yalan söyleyerek hacıyı ihramdan çıkarıyorlar ve kurbanı kesmiyorlar. Bu durumda hacı ömür boyu ihram yasaklarını omuzlarında taşımak zorunda kalıyor. Haccı Temettu ve Haccı Kıran’a niyet edenler, kurbanlarını mutlaka Mina’da kesmek mecburiyetindedirler.

2.   Kurban kesiminin vaktinin dışına tehir edilmesi. Bazı hac organizatörleri hacılarının çokluğu ve kesim elemanlarının azlığı nedeniyle bayramın altıncı, hatta daha sonraki günlere kadar kurban kestikleri olmuştur.

Kurban, bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günü kesilir. İmam Şafiî’ye göre bayramın dördüncü günü gurup vaktine kadar da kurban kesilebilinir.

3.   Bazı hacıların kurbanlarını kendi beldelerinde veya başka beldelerde kestirmeleri. Hacı kurbanını ancak ve ancak Mina’da kesebilir.

B) DİĞER KONULARDA APILAN HATALAR

1.   Terviye günü (Zilhicce’nin sekizinci günü) Mina’da gecelemeyi terk etmek.

2.   Teşrik günlerinde (Bayram günlerinde Mina’da gecelemeyi terk etmek. Türk hacılarının tamamına yakın bir bölümü bunu yapmaktadırlar.

3.   Bayramın ikinci günü öğleden önce Mina’yı terk etmek.

12) TEMİZLİK KONUSUNDA YAPILAN HATALAR

1.   Çöplerin insanları rahatsız edecek şekilde sağa sola atılması.

2.   Mescidler de dahil, yerlere tükürülmesi ve sümkürülmesi.

3.   Harameyn’in temizliği için gereken altyapı eksikliği.

4.   Mekke ve Medine’de bulunan banyo tuvaletlerde ellerin, ya da kirlenen azaların temizlenmesinde kullanılacak sabun ya da başka temizlik malzemelerinin bulunmaması. Mekke’de ihramlı olan kişilerin kullanması sakıncalarına karşı temizlik malzemelerinin bulunmaması normaldir, ama Medine’de olması gerekir.

13. ÇEVRE DÜZENLEMEDİNDE YAPILAN HATALAR

MEKKE’DE

1.   Mescid-i Haram’ın çevresindeki çarpık yapılaşma. Bu çarpık yapılaşma nedeniyle daha şimdiden Mescid-i Haram sanki bir köşeye sıkıştırılmış ve beton yığınlarıyla boğulmuş durumda.

2.   Sokaklarda insanların ellerindeki çöpleri atacakları çöp kutularının yetersizliği.

MEDİNE’DE

1.   Mescid-i Nebevi’nin çevresindeki çarpık yapılaşma. Mescid’in çevresinde yükselen dev oteller Mescid’i boğduğu gibi, gelecekte yer darlığına da sebep olacak biçimde inşaa edilmişlerdir.

2.   Mescid-i Nebevi’nin çevresindeki tuvaletlerden araba parklarına olan giriş kapılarının varlığı. Kadınların tuvaletlerinden araba parklarına giriş kapıları var. Namaz vakitlerinde kazara buralarda bulunan kadınlar tehlike ile burun buruna kalıyorlar. Hatta kaçırılanlar, kesici aletlerle yaralananlar vs. oluyor.

Kadınların tuvaletlerinden araba parklarına açılan kapılar iptal edilmelidir.

SAYDIĞIMIZ HATALARIN NETİCELERİ

1.   Yaptıkları hataların sonucu insanların yaralanmalarına, vücut azalarının sakatlanmasına veya vücut azalarının kopmalarına, ölüme sebebiyet verenler kısas veya diyet cezasını üzerlerinde taşırlar.

2.   İnsanlara acı, sıkıntı, ızdırap gibi zararlarla, maddi zararlara yol açanlar fiillerine uygun cezaların yükünü omuzlarında taşırlar.

3.   Haccın farzlarını terk etme hatasına düşenlerin, gelecek sene haccı tekrar etmeleri gerekir.

4.   Haccın vaciplerini terk etme hatasına düşenlerin, ceza kurbanı kesmeleri gerekir. Haccı Kıran’ın cezası iki kattır.

5.   Haccın sünnetlerini terk etme hatasına düşenlerin, sadaka vermeleri gerekir.

6.   Sorumsuzluk örneği gösterenler ve uygunsuz davranışlar sergileyenler, yaptıkları hatalar nedeniyle günahkar olacaklarını ve günahlarının karşılığı olan cezaları da Allah Teâlâ’nın bir gün onlara ödeteceğini unutmamaları gerekir.

Biraz dikkat, biraz gayret ve biraz da okuyup öğrenme ile tam, huzurlu ve tertemiz bir hac ibadeti yapılamaz mı? Elbette ki yapılır. İbadet yapmak için gidilen o mübarek topraklardan günah kazanarak dönmenin faydasından bahsedilebilinir mi? Tabii ki, hayır! Fakat cehalet, vurdum duymazlık ve boş vermişlik bizi günahkar olarak geri gönderiyor.

HATALARIN GİDERİLMESİ

Saydığımız hatalarla, sayamadığımız diğer hataların düzeltilemeyecek bir yanı yoktur. Yeter ki, herkes sorumluluk ve vazife alanlarını bilsinler. “Bismillah” diyerek kolları sıvadıktan sonra Allah’ın izniyle- bütün problemler çözülür.

Kim fedakarlık yapacak, kim vazifesine ve Allah Teâlâ’ya sadık kalacak, kim de şuurlu bir davranış biçimi sergileyecek?

Bu işin devlet boyutu, organizatör boyutu ve hacı adayı boyutu var. Herkes kendi üzerine düşeni yerine getirdiği takdirde artık problem kalmaz. Yeter ki samimiyet, sebat ve dikkat gösterilsin. Zaten bunlar olmazsa, yapılan iş de sağlam olmaktan çok uzak olur.

Hacda yapılan hatalar üçgenin üç köşesini oluşturan üç unsur vardır. Devlet, Organizatör ve hacı adayı demek istiyoruz.

I. SUUDİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER

A)  Altyapı Ve Çevre Hizmetleri

1.   Mescid-i Haram’ın etrafındaki yapılaşmaya son verip, arsa ve binaları kamulaştırarak namaz kılacak alanları genişletebilirler. Vakit namazlarında cemaat Mekke sokaklarına kadar taşmaktadır.

2.   Mescid-i Haram’ın birinci katını kadınlara ayırmak suretiyle namaz, tavaf ve sa’y alanları birbirinden ayrılmış olur. Ayrıca Mescid’in dışında namaza geç kalan kadınların namaz kılabilecekleri bölümler oluşturabilirler. Böylece erkeklerin kadınlara, kadınların da erkeklere eziyet etmelerine son verilmiş olunur.

Medine’de bu konu başarı ile yürütülmektedir. Mekke’de niçin olmasın?

3.   Cemrelere giriş ve çıkışları yeniden düzenleyerek, barikat ve sütunlar koyarak, bu alana giriş ve çıkışları ayırarak tehlikeleri ortadan kaldıracak tedbirleri alabilirler.

4.   Harameyn’in çevre temizliği için altyapıyı daha uygun hale getirebilirler. Bunun içerisinde çeşitli yerlere çöp kutuları yerleştirme de var.

5.   Mescid-i Haram ile Arafat arasına raylı sistemin kurulması. Bu sistem Mescid-i Haram’dan başlayıp, Mina, Müzdelife üzerinden Arafat’a ulaşması ve çift yol olması.

6.   Yine Mekke raylı sistem ağı örülmesi. Bu şekilde eksoz gazı koklamaktan ve pis havadan Mekke kurtulmuş olur.

Bunları yapmakla:

a)  Harameyn’in temiz olması sağlanacak.

b)  Halkın sağlığı korunmuş olacaktır. Çünkü pislikten mikrop ve neticede de hastalıklar meydana gelir.

B)  Bilgilendirme Çalışmaları

1.   Çeşitli broşür, ilan ve panolarla hacıların, Mekke ve Medinelilerin uymaları gereken bütün kurallar açıklanabilir.

2.   Organizatörler ve kafile başkanları hac öncesinde çeşitli konferans, seminer ve broşürlerle bilgilendirilebilirler.

C)  Cezâi Müeyyideler

1.   Hac için değil de dilencilik, ticaret ve hatta hırsızlık için gelenler var.

a)  İhtiyaç sahibi olanlar, hac fonundan yapılacak yardımlarla dilenmekten kurtarılırlar. Hacıları mescidlerde ve açık alanlarda rahatsız etmeleri, izdihama sebep olmaları önlenmiş olur.

b)  Hac vazifesinin dışında bir gaye ile Harameyn’e gelenler, sıkı takip ve gereken müeyyideler uygulanmak suretiyle süflî emellerinden caydırılabilirler.

2.   Çevreyi çöp atarak, tükürerek yada sümkürerek kirletenlere para cezası, daha sonraki senelerde Harameyn’e girme yasağı gibi müeyyidelerle caydırıcı önlemler alabilirler.

3.   Bütün fıkhî, ahlakî sosyal ve temizlik kuralları hac kervanı düzenleyicileri aracılığı ile hacılara iletilmesi sağlanabilir. Bunu yapmayan hac organizatörlerine para veya vize cezaları getirmek suretiyle problemleri çözebilirler.

II. HACILARIN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER

A)  Fıkhî Konularda Duyarlılık

1.   Hac ile ilgili fıkıh konularını okumayı bilenler kendileri, okumayı bilmeyenler de okuma ve yazma bilenlerden faydalanmak suretiyle öğrenmeye çalışmalıdırlar.

2.   Hacı adayları hac ibadetini yapmak ve mükafat kazanmak için geldiklerini asla unutmamalıdırlar. Bu yüzden başkalarını rahatsız edecek, üzecek, zarara uğratacak, acıya boğacak tavır, hareket ve eylemden uzak durmalıdırlar.

3.   Haccı farz, vacip, sünnet ve müstehabları ile eksiksiz olarak ifa etmeye çalışmalıdırlar.

4.   Mekke’de işlenen bir günaha karşılık, huzur-u İlahi’de elli kat cezaya maruz kalacaklarını unutmamaları gerekir hacıların.

B) Çevre Ve Sağlık Bilinci

1.   Hacı etrafını kirletmesi halinde imanından büyük bir sayfayı söküp attığını bilmelidir. Çünkü “temizlik imandandır.”

2.   Bu hareketi ile hacı, hem kendisinin ve düğer insanların sağlıkları ile kumar oynadığını, hem de başkalarına zarar verdiğini aklından çıkarmamalıdır.

3.   Bu hareketi ile hacı, insanlara eziyet ve zahmet ettiğini, zarar verdiğini aklından çıkarmamalıdır. Allah’ın gazabını kendi üzerine davet ettiğini bilmelidir.

III. ORGANİZATÖRLERİN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER

1.   Hacda yapılan fıkhî hataların büyük bir çoğunluğu organizatörlerden kaynaklanmaktadır. Yani kafile başkanları hacı adayının nerede nasıl davranması, nerede neyi yapması veya yapmaması gerektiğini yeterince anlatamamaktadırlar. Gerekli bilgileri hacılara aktarmalıdırlar.

2.   Yine organizatörler, hac ibadetinin mükafatına nail olabilmek için gayret sarfetmeleri gerektiğini anlatmaları ve hacıları Allah’ın gazabı ile korkutmalıdırlar.

3.   Vekaletlerini aldıkları hacıların vekalet ettikleri ibadetleri eksiksiz yerine getirmelidirler. Mesela kurban kesimini yerine getirmek gibi. Kurbanı kesmeyerek, yalan söylemek suretiyle hacıları ihramdan çıkarsalar bile ihramın yasakları ömür boyu devam eder, hem de cezaları ile birlikte.

4.   Türk hacıları, bazı ibadetleri terk etmeye organizatörler ve kafile başkanları tarafından mecbur bırakılmaktadırlar. Sünnet olması hasebiyle Terviye günü Mina’da geceleme terk edilmektedir. Terviye günü Mina’da gecelemek bütün mezheplere göre sünnettir. Terki halinde sadaka cezası gerekir.

Teşrik günlerinde Mina’da geceleme de terk edilmektedir. Teşrik günlerinde Mina’da geceleme Hanefîlere göre sünnettir. Terki halinde sadaka cezasını gerektirir. Şafiî, Hanbelî ve Malikîlere göre ise vaciptir. Terki halinde kurban cezasını gerektirir.

5.   Organizatörler ve kafile başkanları hacıların ibadetlerini eksik yapmalarına sebep olmaları halinde hem hacıların hem de kendilerinin günah kazanacaklarını asla unutmamalıdırlar.

6.   Organizatörler “hac meşakkattir” ifadesini devamlı olarak kullanıyorlar. Organizatörlerden, Suud idaresinden ve hacı adaylarının kendilerinden kaynaklanan hataların Allah Teâlâ’nın verdiği meşakkatler olarak nitelenmesi halinde kulları Allah’a isyana teşvik ve hacdan soğutma anlamını kazanırsa, bu büyük hata ve zulüm olur.

Hacılara Bir İhtar

Bütün hacı adaylarına bir ihtarda bulunmak istiyorum. Bu ihtar, işini doğru düzgün yapanlar hariç, bir takım insanları kızdıracak ama, ben sorumluluğu ve neticede meydana gelebilecek günahı üzerimden defedebilmek için yapmak istiyorum. Ve diyorum ki:

Hacı adayı kardeşlerim! Hacda kurbanını kendin kesemiyor, vekil tayin ettiğin kişilerin de kurbanını kesip kesmediklerini özü ve sözü doğru Müslümanlarla şahidlendiremiyorsanız, HACC’I İFRAT’A niyet ediniz. Çünkü  ifrat haccında kurban kesme mecburiyeti yoktur. Aksi takdirde haccın yasaklarını ömür boyu üzerinizde taşıma mecburiyetinde kalabilirsiniz. Bu da bir ibadeti yerine getirelim derken, daha büyük günahlara sebebiyet verme olur ki, sorumluluktan kurtulamazsınız.

Benden söylemesi!..

SON SÖZ

Bu hataları ne Müslümanları haccetmekten alıkoymak için, ne de hac yapanları rencide etmek için yazdım. Gayem, insanların ibadetlerinde meydana gelen yada gelebilecek eksiklikleri ortaya koyabilmekti.

Bizler, neden Allah Resûlü’nün ve sahabenin yaptığı gibi hac yapmayalım? Neden dikkat ettikleri hususlara dikkat etmeyelim? Neden Allah Teâlâ ve Resûlullah’ın çizdiği sınırların dışına çıkalım?

Hacda hatalardan dolayı bazı Müslümanlar anne, eş, bacı ve kızlarını hacca götürmüyorlar. Sorumlusu yine biz değil miyiz?

Onlar da meydana gelen hatalardan dolayı hac gibi bir ibadeti terk ederken, diğer tarafta Avrupa’nın birkaç milyonluk şehirlerinde kurulan pazar, çarşı gibi yerlerde ve toplu taşıma araçlarında kadınlarının gayrimüslim erkeklere sürtünerek dolaşmalarına ses çıkarmıyorlar. Bu da onların yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarını gösteriyor.

Oradaki hata ve eksiklikleri bahane ederek haccı terk etmek çözüm değil. Bu olsa olsa pireye kızıp yorganı yakmak olur ki, bu da Allah Teâlâ’ya isyandır. Ana, bacı, eş ve kızlarımıza bahaneler ileri sürerek hac ibadetinden men-etmek büyük sorumluluk ve cezayı beraberinde getirir. Esas mesele hataları düzeltmek, eksiklikleri tamamlamaktır. Yanlışı düzeltme, eksiği tamamlama, vazifeni yapma… Sonra da kalk ve “ben şu şu meseleden dolayı anama, hanımıma, bacıma ve kızıma hacca yasakladım de.” Bu kurtuluş değil!.. Hükmü yalınız Allah Teâlâ koyar ve yine Allah Teâlâ kaldırır. Sen bu hakka sahip değilsin ey insanoğlu!..

Ben, bunca gördüğüm, yaşadığım ve hissettiğim hata ve sıkıntılara rağmen değil her yıl, her ay hac yapılıyor deseler, gene giderim.

Bazı dostlarım: “Şimdiye kadar bu konu üzerinde duran, bunların yanlışlığını ileri süren olmamış. Tek akıllı sen misin?” diyerek hayretlerini bildiriyorlar.

Bu hatalar daha önceleri dile getirildi. Konuşanlar ve yazanlar oldu. Kabe’de yapılanlar hariç, hac farizasını yerine getirirken yapılan diğer hatalarla ilgili kitap bile var. Bir diğer nokta da devamlı dile getirilen konuları açıklamak ve yazmak kolaydır. Esas konu konuşulamayan, yazılamayan ve yanına bile yaklaşılamayan konuları ele almak ve konuşabilmektir. Tebliğcinin birinci vazifesi budur. Aksi takdirde mücadele ve tebliğin kıymeti nasıl belli olur?

Zaman, zemin ve şartlara göre dinin emir ve yasaklarını konuşmak, ideolojik yapıya göre tavır almak olsa olsa sahtekarlık, riyakarlık ve küfür olur. Bilenlerin bildiklerini saklaması ve dini olduğundan başka göstermeleri kendilerini ilâh ilan etmekten başka bir şey değildir. Çünkü hakkı saklamak ve onu bir başka biçime sokarak halka sunmak, kişinin kendi hükmünü dayatmasıdır ki, bunu sahte ilahlık ilanından başka bir terimle açıklayamazsınız.

Biz, konuşulamayanları ve konuşulmamışları dile getirmek mecburiyetindeyiz. Bu bizim vazifemizdir. Allah Teâlâ’nın omuzlarımıza yüklediği bir vazife…

Eğer bu büyük davaya talip olmuşsak, zahmet ve sonuçlarına katlanmak da dizim aslî vazifelerimiz arasındadır. Talip oldum, ama istediğim zaman vazifeden kaçabilirim diyemeyiz.

Hac ile ilgili konuları da bu katagoride ele alabiliriz.

Bütün Müslümanlara eksiksiz, hatasız ve mebrur ibadetler dileği ile…

KAYNAKLAR

1 Dr. Yahya b. İbrahim El-Yahya, Hacc Ve Umre Yapanlara Risaleler, Riyad 1999, s. 12-22.

2 Ebu Davud, Ebu Esyed El-Ensari’den; Tirmizi ve İbni Mace, Fatıma (r.a.)’den rivayet etti.

3) Ömer Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali, s. 151.

4) Ömer Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali, s. 152.

5) Kütüb-i Sitte, Terc. Prof. Dr. İbrahim Canan, C. 5, s. 494-495, Hadis. 1385; Buhari, Hac. 64.

6) Kütüb-i Sitte, Terc. Prof. Dr. İbrahim Canan, C. 5, s. 496. (Bilgi için bakınız.)

7) Fetih Suresi, Ayet 27

Muhammed Mücahid Okcu


HACDA YAPILAN HATALAR : Google'da Ara
HACDA YAPILAN HATALAR


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        İNANÇ TURİZM

  UYGULANMAZ


         Server Turizm sahibi Fatih dede, Suudi Arabistan’ın, daha önceden umreye gitmiş yabancılardan 2 bin Suudi Arabistan riyali (540 Amerikan doları) istenmesi

  UMRE ENGELİNE ACENTA TEPKİSİ


         Suudi Arabistan’ın umreye ikinci kez gideceklere 540 dolar ek vergi getirmesine Türk Hac, Umre ve Seyahat Acentaları Derneği’nden tepki geldi. Başka

 
 
TÜM YAZARLAR



           ANKET
24 haziran seçimlerinde oyunuzu kime vereceksiniz?
% 24 √ Toplam : 7 - CUHUR İTTİFAKİ
% 44 √ Toplam : 13 - MİLLET İTTİFAKI
% 20 √ Toplam : 6 - HDP
% 14 √ Toplam : 4 - HİÇ BİRİ
   

           EN SON EKLENEN VİDEOLAR
  EN SON EKLENEN VİDEOLAR
 
 
 



RSS © 2010 Adil Haber Yorum Türkiye'nin Haber Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim  
rapid.web.tr || Coder / Dizayner
info@rapid.web.tr